Tam bir yıl önceydi.
Radikal kararlar almış, bazı şeyleri kabaca yoluna koymuştum. Geleceğe olan bakışımın çok belirsiz olduğu bir zamandı. Bir üyem o zamanlar ailesini ve Türkiye’deki hayatını kenara koyup kendini gerçekleştirmek için güzel bir iş pozisyonuyla güzel bir ülkeye gitti.
ve bir yıl sonra bugün tekrar buluştuk.
O bir yıl öneki beni tanıyordu ve ona sorular sordu. O kadar çok değişmiş ve gelişmişim ki. Ülke zaten bambaşka şeyler yaşamıştı, geleceğe dair heyecanımı korkuya dönüştüren taklalar atmış olsak da ben banka hesabımdaki parayı ya da arabamın yaşını dert etmeden kendime yatırım yapmıştım. Yeterliliğe hazırlanan o ürkek kız alnının akıyla davasını verdi,üstüne doktora bursu kazandı. O zamanlar görüştüğüm ve artık vazgeçtiğim kişilerin hayatlarını öğrendim, doğru kararlar vermişim dedim. Vizyonumu tazeledim. Çocuksu hayallerimi, olması zor ihtimalleri anladım. Çalışma günlerimi azaltıp, o emek vererek kurdğum stüdyonun devamlılığı için iyi bir iş arkadaşı edindim. Harika insanlarla tanıştım, tanımaya devam ediyorum. Bunun için heyecan duyuyorum.
Bu hırçınlığa, tüm bu baskıya, belirsizliğe, ümit kırııı atmosfere rağmen, köklerimin sıkı sıkıya tutunacağı bir parça toprak bulabilmiş, zihnime ihanet etmeden önüme olduğunca güzel hedefler koyup onlara ederince yetişmişim.
Sadece birazcık dahasına ihtiyacım var. Çok olana değil, birkaç şeyi daha çözmek ve oturduğum yere artık sırtımı rahatça koyup sakince bir nefes vermek istiyorum. Hala içimden tamamen çıkmayan, zihnimi hep tetikte tutan, bedenimi sapanın gergin ucunda bekleten bir parça nefes var. Omuzlarımda bir yük, ensemde bir ağrı olan.
Onu çözeceğim.
Yola koyulmak vakti. Kısa molalarla dinlenmeye ve vazgeçmemeye bakıyor. Ankara’dan bir sahil şehrine inmek gibi.
Denize kavuşacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder