Kafam çok dolu
Yapmam
gerekenleri erteleme eğilimindeyim ki bu hiç sağlıklı değil.
Yapmam
gerekenleri yapmayı kendime ben dayatmıştım oysa yani kimse beni zorlamıyor.
Kendimi hırpalıyorum. Güzel şeyler yapmak, güzel şeyler inşa etmek istiyorum. Böylece belki mutlu olabilirim çünkü. O ihtimali artırmak için gereken
ne varsa yapmalıyım. Kendime düşen kısmını ne kadar varsa.
Ta ki
benim kontrol demediğim noktaya gelinceye kadar. Çünkü artık o küçük kız
değilim. 25 yaşıma geldim. Artık başkalarıyla birlikte yapabileceğim şeyler oluşmaya başlıyor. Her şeyin benim üstümde olmasını
seviyorum yormasını normal karşılıyorum ama, nereye kadar? Gerçekten,
gerçekten hiç mutlu olamayacakmışım gibi geliyor. İstediğim noktaya
hiçbir zaman ulaşamayacağım. Burnumda bir sızı olarak kalacak çünkü kendimden
başka hiçbir şeyi kontrol edemiyormuşum gibi geliyor. Değerli o tazecik güzel düşüncelerin
duyguların elinizden kayıp gideceğini düşünmeden, onları sarıp
sarmalamadan öyle rahat yaşayıp gidiyorsunuz ki sizi tatmin etmeyen
hayatlarınızda. Deliriyorum. İstediğim gibi hissedemiyorum
bile, korkuyorum beni korkutuyorsunuz. Kendi dünyamda kaybolmamı, her şeyi
garantilemeye çalışırken solmamın sebebi sizsiniz. Bazen diyorum ki. Bana bir
şey verin. Bana bir şey verin tamamen güvenebileceğim tek bir şey. Tek bir şey ama
onu bile sarsıp kalbimin ta içinde bi yeri sızlatmayı başarıyorsunuz.
Umudumu, güc almak için tutanacağım o dalı ellerimden söküp
gözlerimin önünde paramparça etmeyi bırakmıyorsunuz. Ben bunu hiç
yapmadım. Aksine sarıp sarmalamak, tüm sevgimi içimden
taşarcasına göstermek için ölüyorum.
Kalbim
Onu
güçlü tutmak için her şeyi yapıyorum. Daha güçlü olmak, daha güçlü hissetmek
için. Aslında gayet sağlıklıyım. Ailemdeki kalp öyküsü dışında
hiçbir şey yok. Kendime çok yükleniyorum.
Bilmiyorum
Bu
aralık ayının ortasında
bana yaşadığımı hissettiren ama beni çok korkutan duyguların içinde
akıntıyla boğuşuyor gibi hissediyorum.
2019
bana nasıl geleceksin?
2017 çok
zor ve çok güzeldi ama tekrar böyle bir yıla daha dayanamam.
Belki de
kaçmalıyım .
Çok
idealist adımlar atıp çılgın projelere girişmek için biraz fazla
duygusalım şu sıralar. Antalya'daki özlediğim o tatlı hayatıma dönüp elimdeki
+larla mutlu olabileceğim güzel şeyler inşa edebilirim. bu en kötü ihtimalim aslında ve bu bile oldukça güzel. Ama bunu kaçmak
için yaparsam kendimi şu an affetmem. Esas istediğim şeylerden beni
uzaklaştıracak bi adım atmak istemiyorum. Bunu her zaman yapabilirim. Bu benim
C planım.
A ve B
şu anda netleştirmediğim ama bazı düşünce, duygu ve hedeflerimin beni
sürüklediği planlar.
Gerçekten
hiçbir şey bilmiyorum.
Keşke
biri beni mutlu edecek birkaç söz söylese.
Yalan
söylese, o da olur.
Aklımı
zihnimi karmakarışık uçurumlara yuvarlamayan birkaç tertemiz söz.
Böyle
birkaç söze öyle ihtiyacım var ki.
Sahil
büfelerinde verdikleri buz damlacıklarıyla kaplı bardaklardan kana kana içtiğim
sular gibi.
İçim bi
nebze serinletse.
Sıcak
suyla aldığım duşlarda bulduğum yumuşacık sakinlikle yetinmeye çalışmasam.
Tüm
kafamdakileri buraya kustum biraz rahatladım. Ama bunların artık yazılmış somutlaşmış olması beni ürkütüyor.
Kendi
güvenli bölgenizi kurmaya çalışmak
ve
mutlu
olmayı dilemek.
Çok
çaresizce değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder