Ankara'da yaşıyorsanız bayramları coşkuyla kutlamak ‘yapmazsan olmaz’lardan biridir.
Ben de o günlerden birinde belki de dünyanın en huzurlu uykusundan uyanmıştım ve aşağıdaki yazıyı yazmıştım. Paylaşmak istedim.
Ben de o günlerden birinde belki de dünyanın en huzurlu uykusundan uyanmıştım ve aşağıdaki yazıyı yazmıştım. Paylaşmak istedim.
...
Okuduğum
birkaç satır söz, konuştuğum kişinin yüzündeki
samimi bir gülümseme, yolun kenarında hava şartlarına direnen bir papatya veya güzel sohbetlerin olduğu
kalabalık tatlı bir atmosfer… Bunlar ve daha pek çok
şey içimde binlerce güzel duyguya sebep oluyor. Odanın bir köşesinde
unutulmuş ve yıllardır titreşmeyi bekleyen bir müzik enstrümanını uzun zaman sonra tekrar elime aldığımda olduğu gibi.
Bazı günler en yakın boş bir defter ve kaleme ulaşmak için koşar adımlarla yurduma ya da evime gidiyorum. Aklımdaki tamamlanmayan cümleleri hemen yazıp orada olgunlaştırmak ve güzel bir ifadey dönüştüp rahatlamak istiyorum. Bunu yapmadığımda adeta aklımı uyuşturan hırçın bir fırtınanın zihnimde estiğini hissediyorum. Planladıklarımı hayata geçirirken de parçaları ortaya öylece döküp en başından ince
ince düzenleme ve bunu yaparken de kendini paralama olayım da sanırım burada geliyor.
Origami yapar gibi sonunda güzel bir şey ortaya çıkmasını umut ederek doğru zaman ve sırayla katlamalar yapmaya çalışıyorum. Kabul edelim dünyayı kurtarmayacağım ama bazı
şeyleri değiştirebilirim. Şu an sabahın bu sakin saatlerinde pencereden sızan güneş odayı doldururken duyduğum miskin bir kedinin pati sesleri yüzümde bir
gülümseme oluşturuyorsa bunu paylaşmalıyım gibi hissediyorum. Belki ileride bu yazıyı okuyan birilerinin yüzünde de o güümsemeye neden olur ve okuduğu o günün güzel başlamasını sağlarım.
Çok sevdiğim Chopen bestesiyle (nocturne no:9) başladığım günlerde tüm gün aşıklar gibi dolaştığım gibi birilerine de sebep olur belki? Bu ihtimal bile beni öyle mutlu
ediyor ki. Bu uğurda saatlerimi umarsızca harcayabilirim.
Bazen yaşadığım
hayatı yönlendirmenin ellerimde olduğunu o kadar çok hissediyorum ki. Metroda donuk bakışlarla dakikalarını geçiren insanları gördüğümde içten içe rahatsız oluyorum. 'Neden kendine bunu yapıyorsun' diye haykırasım geliyor. 'Biraz sonra başına bir şey gelebilir, gerçekten böyle mi hayatını geçirmek istiyorsun?'. Biraz sonra yine metroya bindiğimde bugün yüzler daha farklı bakacağından eminim çünkü Cumhuriyet Bayramını kutlayacağımız için bende olduğu gibi pek çok insanın içinin kıpır kıpır olduğunu biliyorum.
Güzel
bir telaş, güzel bir gün, güzel bir bayram var bugün. Bu günü
şimdiden sevdim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder